Computer Phone

Made in EU: Türkiye için fırsat mı, tehdit mi? - Donanım Haber



Made in EU: Türkiye için fırsat mı, tehdit mi?
Gümrük Birliği içindeyiz ama karar masasında değiliz. AB'nin sürdürülebilirlik ve teknoloji düzenlemeleri karşısında Türkiye'nin atacağı adımlar ekonomik geleceğimizi belirleyecek. Avrupa Birliği'nin "Made in EU" dönüşümü artık teoriden pratiğe geçti ve Türkiye için kritik bir kırılma noktası yarattı. Net-Zero Industry Act, Critical Raw Materials Act ve Carbon Border Adjustment Mechanism (CBAM) gibi düzenlemeler sadece kağıt üzerinde değil, fiilen uygulanıyor. 2026'dan itibaren karbon maliyetleri ödenmeye başlayacak ve tedarik zinciri şeffaflığı zorunlu hale gelecek. Gümrük Birliği sayesinde ekonomik olarak AB'nin içindeyken, siyasi olarak karar masasında olmayan Türkiye'nin önünde üç yıllık kritik bir pencere var. Bu dönüşüm sadece otomotiv sektörünü değil, medikal cihazlardan temiz enerji teknolojilerine, yapay zekadan yarı iletkenlere kadar geniş bir alanı kapsıyor. International Procurement Instrument ile Çinli medikal cihaz üreticileri AB ihalelerinden dışlanırken, Net-Zero Act 2030'a kadar temiz enerji teknolojilerinin yüzde kırkının AB içinde üretilmesini hedefliyor. Artık sadece ucuz olmak yeterli değil; tedarik zinciri çeşitliliği ve sürdürülebilirlik kriterleri belirleyici hale geldi. Türkiye için en büyük fırsat bor rezervlerinde yatıyor. Avrupa'nın bor ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Türkiye, Critical Raw Materials Act'in getirdiği "tek ülkeye bağımlılık yüzde 65 sınırı" sayesinde stratejik bir konumda. Ancak ham madde satmak yerine ileri işleme ve stratejik proje ortaklığı talep etmek gerekiyor. Güneş paneli üretiminde de Çin alternatifi olma şansı var. Otomotiv ve ağır sanayide ise ciddi riskler mevcut. CBAM'ın 2026'da başlaması çelik, alüminyum ve çimento gibi karbon yoğun ürünlerde büyük maliyet artışı anlamına geliyor. Türkiye 2025'te İklim Kanunu'nu çıkararak Emisyon Ticaret Sistemi için yasal zemin oluşturdu, ancak sistemin zamanında işler hale gelmesi şart. Aksi takdirde karbon maliyetleri doğrudan AB bütçesine akacak. Teknoloji ve dijital alanda durum daha karmaşık. Türkiye Gümrük Birliği içinde olmasına rağmen Dijital Tek Pazar'ın dışında kalıyor. Dijital Hizmetler Yasası, Dijital Pazarlar Yasası ve özellikle AB Yapay Zeka Yasası, Türk teknoloji şirketleri için ciddi uyum zorunlulukları getiriyor. GDPR yeterlilik kararının alınamaması da veri merkezli iş modelleri için engel oluşturuyor. Yarı iletken alanında ise umut verici bir işbirliği var. Türkiye, AB'nin Chips Joint Undertaking programında resmi ortak ve TÜBİTAK ile savunma sanayii firmaları AB fonlarına erişebiliyor. Milyarlarca dolarlık fabrikalar kurmak yerine tasarım ve Ar-Ge ortağı olmak stratejisi burada devreye giriyor. Sonuç olarak Türkiye bu dönüşümü ya avantaja çevirecek ya da Gümrük Birliği teknik olarak devam ederken malları fiilen satılamaz hale gelecek. Bor ve temiz enerjide fırsatlar yakalanabilir, teknolojide standartlara uyum sağlanabilir, ama bunun için hızlı ve koordineli hareket etmek şart. Bu video, AB'nin yeni endüstriyel stratejisini ve Türkiye'ye etkilerini detaylı şekilde ele alıyor. Türkiye'nin en büyük Teknoloji Portalı Donanimhaber.com'un Youtube kanalına hoşgeldiniz. Güncel teknoloji haberleri için https://ift.tt/rbHRZpi sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Portal: https://ift.tt/WKE1GJz Forum: https://ift.tt/gpeCNTx Bizi aşağıdaki hesaplarımızdan takip edebilirsiniz; donanimhaber.com/videolar instagram.com/donanimhabercom/ twitter.com/donanimhaber facebook.com/Donanimhaber.Live

Tüm Donanım Haber Videoları
Daha yeni Daha eski